Asidik Bir Vücudu Alkaliye Döndürmek

Asidik bir vücut hastalıkları kendine çeken güçlü bir mıknatıstır. Yediğimiz ve içtiğimiz her şey vücudumuzun pH seviyesini etkiler. Bu nedenle, “pH dengesi sağlıklı bir bedenin anahtarıdır” denilebilir.

Bir gıdanın vücutta asidik ya da alkali ortam oluşturma potansiyeli, gıdanın kendisinin sahip olduğu pH değeriyle ilgili değildir. Örneğin limon çok asidik bir meyve olmasına rağmen sindirim sonucu ortaya çıkardığı üretim vücut için alkali bir ortam yaratımını destekler. Bu yüzden limon, kendisi asidik olmasına rağmen vücut için alkali ortam oluşturan bir meyvedir.

Benzer biçimde hemen hemen tüm et ürünleri sindirim öncesi alkali yapıda olmalarına rağmen, sindirim sonunda ortaya çıkan asidik kalıntılar vücutta asidik bir ortam oluşumunu destekler.

Vücut için en çok gerekli olan alkali formdaki mineraller beş elementtir. Bunlar kalsiyum, potasyum, sodyum, magnezyum ve demir mineralleridir. Bütün bu mineraller sağlıklı, alkali bir çevre yaratmak için çok önemlidir, çünkü bu mineraller asidik minerallerle birleşerek toksinli maddeleri vücuttan atmaktadır.

Alkali yiyecekler ve alkali su bize, yapışkan ve sümüksü maddelerden temizlenmiş bir bünye kazandırmaktadır. Sümüksü maddelerden arınmış bir bünye sinüs tıkanıklıkları, kronik lenf tıkanıklıkları ve şişlikleri, akciğerlerde sıvı birikimi sorunları, eklem kireçlenmeleri, kalsiyum (Ca) eksikliği gibi sorunlardan uzak kalmak anlamına gelmektedir.

Güneş ışığı da insan vücudunun asiditesinde önemli derecede etkindir. Alkalinite güneş ışığının tam görüntüsü (spektrumu) ile etkinlik kazanır. Tersi de doğrudur; güneş ışığının yokluğunda ve karanlıkta vücut hücrelerimizde asit oluşmaktadır.

pH’ı 7,4 ile 8,5 (hafif alkali su) arasında olan suları tüketmenin sağlık açısından son derece yararlı olduğu birçok bilimsel makalede konu edilmiştir. 8,5’den daha yüksek pH’lı su içmek hakkında araştırmalar devam etmektedir. Alkali suyun sağlık üzerine etkileri özellikle küçük moleküllü yapısından ve içerdiği mineralleri daha etkin hale getirmesinden kaynalanmaktadır. İdeal olarak insan vücudunun alkali olması gereklidir. Ancak yediğimiz yiyeceklerle vücut aşırı asidik hale gelmektedir.

Örneğin, kanser hastalarının vücutlarında fazla miktarda amonyak (NH3) bulunur. Hastalıklara neden olan mikrop ve virüslerin en çok tercih ettikleri ortam asidik ortamdır. Ortamın pH’ının yükseltilerek alkali hale getirilmesi yoluyla mikrop ve virüslerin yaşayamayacağı bir ortam yaratılabilir ve hastalıkların önüne geçilebilir. Kanser hücrelerinde hemen hemen hiç hidrojen (H) bulunmaz, dolayısıyla vücuda bol miktarda elektron alınarak kansere karşı dayanıklılığı artırmak mümkündür. Hidrojen (H) vücudun ihtiyacı olan en önemli besindir. Hücrelerinize yeteri kadar su götürerek sıhhatli hale getirebilir, yapıcı metabolizmayı daha iyi çalıştırabilirsiniz. Normal suyun yarısı kadar molekül hacmine sahip olan canlı suyla hücrelerinize fazla miktarda su ve besini taşıyabilirsiniz.