Alkali Su ve Hastalıklar

Kanser
1970 yılında Japonya’nın başkenti Tokyo’da Ocyanomizu Kliniği’ni kuran Dr. Keiichi Morishita Overcoming Cancer (Kanseri Yenmek) adlı kitabında, asit-alkali dengesinin kanser oluşumu üzerindeki etkisini şu sözlerle dile getirir: “Eğer kandaki asidik koşullarda aşırı artış olursa, kan alkali koşullarını korumak için bu aşırı asidik maddeleri kaçınılmaz olarak vücuttaki bazı bölgelere bırakacaktır.”

Diyabet
Yetişkin hastalığı olan diyabet, insüline bağımlı olmayan diyabet (Tip-II) olarak adlandırılmaktadır. Diyabetin bir türü olan insüline bağımlı olmayan diyabet, pankreastaki hücrelerin vücut için yeterli insulin üretmemesinden kaynaklanmakta ve genellikle kırk yaşının üstündeki kişileri etkilemektedir. Bu tür diyabet rahatsızlığı olanlar genellikle çok fazla yemek yiyen ve oldukça kilolu kişilerdir.

Akciğer ve Böbrek Fonksiyonları
Merck Manual* adlı kitaba göre, akciğerler ve böbrekler asidik atıkları vücuttan attıkları için kanın pH dengesini korumaya yardımcı olmaktadırlar. Birçok hastalığın böbreklerde ve akciğerlerde gelişmesi bu açıdan dikkat çekmektedir. Böbrekler ve akciğerlerin astım, amfizem,** akciğer kanseri ya da çeşitli böbrek hastalıklarına neden olan fazla asidikliğin üstesinden gelip gelemeyecekleri önemli bir konu olarak görünmektedir.

Düşük ve Yüksek Tansiyon
Düzensiz kan akışı tüm yetişkin hastalıklarının başlangıcıdır. Bu durumun ana nedeni, asidik atıkların vasküler (damarsal)* duvarında yığılması ve kılcal damarları tıkamasıdır. Hayati organların düzenli kan akışına ihtiyacları vardır, oysa atıkların yığılması damarların daralmasına yol açmaktadır. Tıkanan damarlar tansiyonu artırır ve “hipertansiyon” olarak adlandırılan rahatsızlık ortaya cıkar. Alkali su asidik atıkların damar duvarlarını tıkamasını engelleyerek hipertansiyonun oluşmasını önler.

Kemik Erimesi
Kan asitleştiğinde vücut pH’ı dengelemek amacıyla dişlerden ve kemilerden kalsiyum (Ca) almaya başlar. Kalsiyum (Ca), kanda kalsiyum iyonları (Ca+2) olarak etrafta yüzmeye başlar. Dişler ve kemikler güçsüzleşir, bu durum ileri yaşlarda kendisini kemik erimesi olarak gösterir.