Vücudun pH Dengesi Nasıl Bozulur

Baz yapan elementler ya besinlerin yapısı içinde ya da sofra tuzu olarak alınırlar. Bu elementler metabolizma sonucu oluşan asitlerle birleşip onları nötr duruma getirirler. Alınan besinlerde fazla asit ya da baz oluşturan maddelerin bulunması vücudun pH dengesini bozmaz, çünkü bu dengeyi koruyan çeşitli mekanizmalar vardır. Ancak bu mekanizmalardan bir ya da birkaçı bozulacak olursa, vücudun pH dengesi de bozulur. Ayrıca besinlerle aşırı düzeyde asit ya da baz alındığında ya da vücuttan çok fazla miktarda asit ya da baz kaybedildiğinde vücudun pH dengesi bozulabilir.

Besin yoluyla aşırı düzeyde asit yapıcı madde alındığında, organizma fazla miktarda bazı tuz yapımında kullandığı için baz eksikliği ve göreceli olarak da asit fazlalığı ortaya cıkar ve pH asit tarafına kayar (Asidoz). Besin yoluyla aşırı baz yapıcı madde alındığında ise yukarıdakinin tersi bir süreç yaşanır ve vücut pH’ı baz tarafına kayar (Alkaloz).

DNA Onarım Sisteminin Etkisiz Kalması
Vücut suyunun asit ve baz dengesini böbrekler sağlar. Böbreklerin bu işi yapabilmesi için vücudun yeterince su alması gerekir. Sadece ve sadece vücuda yeterli su alınması koşuluyla, böbrekler vücut sıvısının pH’ını 7,4 olarak (hafif bazlı şekilde) tutmayı becerir. Ama sürekli bir kuruma söz konusu olunca, susuzluğun doğal sonucu olarak vücutta idrar üretimi azalır ve böbreklerin vücudun pH’sını dengede tutma cabası sonuçsuz kalabilir.

Vücudun kıt su dağılımı nedeniyle bazı bölgelerde toksinli asidik maddeler gittikçe artmaya, hücrenin ince dokusunu parçalamaya ve hücre DNA’sını bozmaya başlar. Yüksek asitli ortamın DNA’yı sürekli olarak zedelemesi DNA onarım ve kontrol sisteminin gücünü aşar. Bu durum da DNA’da bir değişmeye neden olur.