Vücudun pH Dengesi

Vücudun pH seviyesi sağlık için çok önemli olan unsurlardan biridir. Bu nedenle vücudun pH değerini dengede tutmak, sağlıklı ve iyi hissetmek için son derece gereklidir.

Kanın ideal pH değeri 7,365 olarak ifade edilirken, pH 7,35-7,45 aralığı sağlıklı olarak değerlendirilir. Bu seviyenin altı ve üstü, vücutta türlü rahatsızlık ve hastalık oluşumuna uygun bir ortam olduğu anlamına gelir.

Vücudumuzda asidik bir ortam şu nedenlerle oluşabilir; ağırlıklı olarak asidik gıdalarla beslenmek, duygusal stres, toksinli maddelerle yüklenmek, bağışıklık sisteminin türlü reaksiyonları, oksijen (O2) ve/veya diğer besinlerin hücreler tarafından emiliminin gerçekleşememesi.

İnsan vücudundaki birçok hücre hafif alkali bir ortamda çalışmaktadır (kan, safra, beyin, omurilik sıvısı gibi). Vücut pH’ındaki asit ya da baz oranı fazlalaşırsa hücrelerin yapısı olumsuz etkilenebilir.

Bu nedenle insan vücudunun pH’ını en uygun sınırlar arasında tutan çeşitli mekanizmalar işlemektedir. Bu mekanizmalardan biri vücuttaki proproteinlerin “tampon özelliği”dir. Tampon özelliği, bir çözeltinin asit ya da baz eklenmesine rağmen kendi pH’ını koruyabilme özelliğidir.

Vücudun normal pH’ının korunmasında organizmanın içerdiği iyonlaşmış madenlerin, yani elektrik yükü taşımakta olan madenlerin (elektrolitlerin) de önemli katkıları vardır. Kükürt (S), klor (Cl), fosfor (P) ve diğer bazı elementler vücutta asit; sodyum (Na), potasyum (K), kalsiyum (Ca), magnezyum (Mg) gibi elementler ise baz oluşturma özelliğini taşırlar.

Baz oluşturanlarla asit oluşturanların birbirleriyle birleşmesi durumunda bu elementlerin tuzları oluşur (örneğin sodyum klorür (NaCI) tuzu). Yiyeceklerden alınan fosfor (P) ve kükürt (S) vücuttaki metabolizma sonucunda fosforik (H3PO4) ve sülfürik asit (H2SO4) gibi asitlere dönüşürler. Besinlerle alınan çeşitli organik maddelerden metabolizma sonucu karbondioksit (CO2) ve bunun da suyla birleşmesiyle karbonik asit (H2CO3) ortaya çıkar.

Hücrelerdeki çeşitli metabolizma olayları sonucu ortaya cıkan karbondioksit (CO2) alyuvarlardaki hemoglobine bağlanarak akciğerlere taşınır ve buradan da solunumla dışarı atılır. Böylece vücutta yüksek düzeyde karbondioksitin (CO2) ve buna bağlı olarak da karbonik asitin (H2CO3) oluşması engellenmiş olur. Eğer bu mekanizma işlemezse vücutta artan düzeylerde karbonik asit (H2CO3) birikir ve vücut pH’ı asit tarafına doğru kayar.