Suyun enerji dolu olması

Enerji sürekli olarak form değiştiren ve hayatın devamlılığını sağlayan şeydir. Enerji olmadan rüzgâr esemez, güneş ışığını yayamaz, yağmur yağamaz, dünyamıza hayat veren hiçbir olay gerçekleşemez ve hayat sona erer.

Su sahip olduğu enerjiyi güneş ışığının yaydığı uzak kızılötesinden, derelerde, akarsularda kendiliğinden oluşan girdaplardan ve dünyanın manyetik alanından kazanır. Su çevriminin doğası gereği, su kendiliğinden, dışarıdan bir etkiye ihtiyaç duymadan enerji kazanır ve bu enerjiyi de içen kişilere aktarır.

Suyun enerjisi konusunda Viktor Schauberger’in çalışmaları önemli bir yer tutmaktadır. Schauberger gözlemleri sonucunda suyun, uzak kızılötesi enerjisi, girdap hareketi ve yeryüzünün kendi manyetik alanı sayesinde doğal bir enerjiye sahip olduğunu anlamış ve bu konuda konuda derin araştırmalar yapmıştır.

Avusturyalı Doğabilimci Viktor Schauberger’in Suyun Enerjisi Konusundaki Çalışmaları
Canlı su terimi son yıllarda sıklıkla duyulan oldukça yeni bir terimdir. Suyun bir enerjiye sahip olduğunu dile getiren ilk kişi Viktor Schauberger’dir.

Suyu uzun süreler boyunca gözlemleyen Schauberger onu canlı bir organizma olarak kabul etmiştir. Günümüzde buna ‘‘ekolojik ve bütünsel yaklaşım’’ denmektedir.

Ormansızlaşma, aynı zamanda toprak kaymasına, heyelana ve birçok erozyona neden olmaktadır. Bu yüzden Schauberger’e göre kristal yapıdaki su, yoğunlaşmış otlar ve enkazlar altında yapısını yitirmiştir. Bitki köklerinin eksikliğinden dolayı nehir, ırmak, dere vs. sınırları aşınmakta ve aşırı yağmurlarda taşmakta, kurak dönemlerde ise kurumaktadır. Bu yüzden Schauberger, oğlu Walter Schauberger ve bir mühendis arkadaşıyla birlikte dünyanın ilk orman koruma organizasyonunu kurmuştur.

Schauberger bizlerin şimdi rahatlıkla görebildiğimiz, ancak o dönemlerde yeterince anlaşılamamış olan gelişmeleri öngörmüş ve doğayı analmak, onu taklit etmek konusunda son derece ciddi çalışmalar yapmıştır.

Su çevriminin önemini vurgulayan Schauberger, ancak çevrimini tamamlayabilen suların yüksek enerjiye sahip olabileceklerini belirtmiştir. Schauberger, bu yüksek enerjili suyu içen kişileri gözlemlediğinde, 1 lt su içtikleri halde bu kişilerin ağırlıklarında sadece 300-400 gr farkın oluştuğunu görmüş ve bu durumun suyun vücutta kullanılabilir bir enerjiye dönüşmüş olmasından kaynaklandığını ileri sürmüştür.

Günümüzde Schauberger’in üzerinde durduğu suyun girdap enerjisiyle yeniden canlandırılması konusu bilim insanları tarafından araştırılmış ve bu yöntemle sulanan topraklarda yetişen ürünlerin daha verimli olduğu, çimentonun daha iyi birbirine bağlandığı gibi olumlu sonuçlar gözlemlenmiştir. Bu incelemeler sonucunda girdap hareketinin suya enerji kazandırmanın dışında, suyun moleküler yapısını küçülttüğü de anlaşılmıştır.